Menstrüel migren günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilir. Kadınların büyük çoğunluğu regl dönemi yaklaşırken ya da regl sırasında şiddetli baş ağrısı yaşadığından şikayet eder.
Adet sancısı ile birlikte baş ağrısı çeken kadınlar, pek çok zorlukla karşı karşıya kalır.
Menstrüel migrenin en belirgin nedeni hormonal değişikliklerdir. Adet döngüsü boyunca sürekli değişen hormon seviyeleri migren ataklarını tetikleyebilir. Özel günler süresince östrojen ve progesteron hormonlarında ani düşüşler yaşanır bu da adetliyken baş ağrısına yol açabilir.
Menstrüel migren adet dönemi öncesinde ya da ilk adet günlerinde ortaya çıkan migren ataklarıdır. Menstrüel migren tıbbi olarak iki farklı şekilde sınıflandırılır: saf menstrüel migren ve menstrüasyonla ilişkili migren. Baş ağrısı yalnızca regl döneminde ortaya çıkıyorsa bu saf menstrüel migrendir. Hasta menstrüasyonla ilişkili migren yaşıyorsa, bu baş ağrıları hem regl döneminde hem farklı zamanlarda görülür.
Adet migreni belirtileri genellikle şunlardır:
Her ay regl dönemi yaklaşırken duygusal olarak dalgalanmalar yaşayanlar, huzursuzluk ve bunalma hissi ile ne yapacağını bilemeyenler hatta bunlara ek olarak şiddetli baş ağrıları çekenler oldukça fazladır.
Kadınların çok büyük bir kısmı regl döneminde karın ağrısı, uykusuzluk, mide bulantısı, tahammülsüzlük ve şiddetli baş ağrısı yaşar.
Özellikle baş ağrısının tekrarladığı durumlara menstrüel migren denir.
Migren atağı sadece regl döneminde oluyorsa buna saf menstrüel migren, bu dönemin dışında da migren atakları görülüyorsa buna menstrüasyonla ilişkili migren denir. Atak tedavisi ve koruyucu tedavi olmak üzere iki farklı şekilde tedavi uygulanır.
Adet döneminde baş ağrısı, hormonal değişikliklerin migren ataklarını tetiklemesiyle ya da beyindeki sinirsel ağların hassaslaşması ile oluşur.
Regl döneminde hormonal değişimler migreni tetikleyebilir ancak bunun yanı sıra migren atağını aşağıdaki durumlarda tetikleyebilir:
Adet migreni tedavisinde atak veya koruyucu tedavi uygulanır.
Bu tedavi uygulanırken amaç semptomları hızlı şekilde azaltmaktır. Anti inflamatuar ağrı kesiciler, bulantı önleyici ilaçlar, migren ilaçları kullanılabilir. Ağrı başladığı anda bu ilaçlar alınır.
Her ay migreni tekrarlayan hastalar için koruyucu tedavi önerilebilir. Adet dönemi migreninde koruyucu tedavi; hormon tedavileri, doğum kontrol hapları, profilaktik ilaçlar, bazı antidepresanlar, beta blokerler kullanılarak yapılır. Burada amaç vücuttaki hormon dalgalanmasını azaltıp migren ataklarını önlemektir.
Adet migreni tanısı konmuş kişilerin baş ağrısı günlüğü tutmaları süreci takip etmek ve tedaviyi planlamak açısından önemlidir. Günlükte baş ağrısının hangi gün başladığı, regl döngüsünün kaçıncı günü olduğu, ağrının ne kadar süre devam ettiği, atak sırasında kullanılan hangi ilaçların işe yaradığı belirtilmelidir. Bu günlük, 3 adet döngüsü boyunca tutulmalıdır. Günlük, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından planlanacak tedavilerde yardımcı olabilir.
Ergenlik öncesi kız ve erkek çocuklarda migren sıklığı benzer orandadır. Regl dönemi ile birlikte kız çocuklarda erkeklere kıyasla 3 kat daha fazla baş ağrısı sorunları görülür.
Regl döneminde baş ağrısı sorunu olan kişilerin hormon seviyeleri ile bu sorunu yaşamayanların hormon seviyeleri neredeyse aynıdır. Migrene neden olan durum sinir sisteminin hormonal dalgalanmalara verdiği cevap ile ilişkilidir.
Regl öncesi ve süresince östrojen seviyesindeki değişiklikler beyindeki serotonin seviyesinin düşmesine, ağrı hassasiyetine, beyin damarlarında genişlemeye, inflamasyon (iltihaplanma) oluşumuna neden olabilir. Bunların sonucunda da zonklayıcı migren tipi baş ağrıları görülebilir.
Regl döneminde görülen migren birkaç saat sürebileceği gibi birkaç gün boyunca da devam edebilir.
Gelişim dönemi ile birlikte farklılaşan hormonlara vücudun verdiği tepkiler migren atağına neden olabilir. Migren atakları; hamilelik, perimenopoz, ergenlik dönemlerinde ortaya çıkabilir.
Bazı menstrüel migren atağı olan kadınlar gebelik döneminde baş ağrılarının azaldığını belirtir. Bunun temel nedeni gebelik süresince östrojen hormonunun stabil olmasıdır.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı